> 31 yaşında işini
kaybetti.
> 32 yaşında bir hukuk kavgasını kaybetti.
> 34 yaşında işini tekrar batırdı.
> 35 yaşına geldiğinde çocukluk aşkını kaybetti.
> 36 yaşında sinir krizi geçirdi.
> 43, 46 ve 48 yaşlarında kongre seçimlerini kaybetti.
> 55 yaşında eyalet senatörü olamadı.
> 58 yaşında yine senatör olamadı.
> 60 yaşında geldiğinde ise ABD başkanlığına seçildi.
Onun ismi
Abraham Lincoln ‘dü.
Asla vazgeçmedi, sizde vazgeçmeyin;
Kaybedenler
yalnızca vazgeçenlerdir.
Değerli
Gençler, Öğrenciler;
Sevgi ve saygı,
hoşgörü... Kural, insanca yaşamak... Yararlı olmak. Doğruyu ve başarıyı alkışlamak. Sürekli ileri bakmak. Geriye dönmeden, geçmişten
güç alarak, ilerlemek. En büyük, en güçlü, en mutlu bir millet ve birey
olmak için kararlılıkla çalışmalıyız. Hiçbir varlık kendince varolmaz. Kımıldatacak
birilerine ihtiyaç vardır. O da sizler olabilirsiniz. Geri kalmışlık yaftasında
kurtulalım. Teknolojiye birbirimize güven; sevgi ve hoşgörüyü kattığımızda
yaşadığımıza inanacak, varolduğumuzu göstermiş olacağız.
Arkadaşlar... Hayat bir nefes kadar kısa bile. Ancak ona
bir dünya sığdırmak mümkün. Onu iyi değerlendirmeli, hakkını vermeliyiz. Çevremizi
ışık olmalıyız, önder olmalıyız. Varacağımız yerlerde farklı olduğumuzu farkettirmeliyiz. İçi ve dışı donanmış insan gerçek
insandır. Amaçlanan insan odur. Aydınlatmalı, karanlıklara ışık olmalı, yaşanır
bir dünya için elden geleni değil, onu herkes yapar, gelmez deneni yapmaya çalışmalıyız.
Hayat bir okuldur. Beşikten mezara kadar bir öğrenmedir. Hergün
bir bilgi aramalıyız. Çünkü iki günü birbirine eşit olan zarardadır. Gelişmeleri
öğrenmeli, araçlarla kuşanmalı, yaşamalı ve yaşatmalıyız.
Yarınlarınızda mutluluk dolu, sağlıklı, başarılı ve mükemmel bir hayat
dileğiyle.
SİNCAN
İMKB ANADOLU TİCARET MESLEK VE TİCARET MESLEK LİSESİ
PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ
Rehber Öğretmenler;
Psk.Dan.Hüdai ŞAFAK
Psk.Dan.Filiz NAMLI
Psk.Dan.Tülay Aydın ŞEN
AMAÇLARIMIZ Öğrencilerimizin,
Kendilerini tanımaları ve kabul etmelerine,
Sağlıklı ilişkiler kurabilmelerine,
Kendilerine açık olan fırsatları, okul ve okul dışı eğitim olanaklarını,
meslekleri, iş dünyasını ve toplumun beklentilerini tanımalarına,
Amaç belirleme, sorun çözme, karar verme, tercih yapma, sorumluluk alma
gibi yaşam becerileri geliştirebilmelerine,
Kendilerine uygun üst öğrenim programlarını tanıyabilmelerine,
Öğrenmeyi öğrenme ve çalışma becerileri kazanmalarına,
Hangi gelişim döneminde oldukları, gelişimsel özeliklerini tanıma ve
kabul etmelerine
yardımcı olmaktır.
Bu amaçları;
Bireysel ve grup görüşmeleriyle
Uygulanacak olan test ve anketlerle,
Sınıf öğretmenleri aracılığı ile rehberlik saatlerinde uygulanacak olan
programlarla,
Konferans, gezi ve seminerlerle,
Veli görüşmeleri ve seminerleriyle,
Okul idaresi, öğretmen, personel ve çevre işbirliği ilegerçekleştirmek
istiyoruz.
Çocuğunuz,
Sınavlara
girmek istemiyorsaIsrarla
çalıştığı halde sınavlarda başarılı olamayacağını düşünüyorsa,Nabız
hızı artıyor, solunumu hızlanıyorsa,Anımsamakta
zorlanıyorsa
öğrendiklerini,Var
olan bilgilerini sınava aktaramıyorsa,Kaygılı
olduğunu gösteren karın ağrısı, titreme, aşırı gezinme, terli veya soğuk eller
gibi şikayetleri sık yaşıyorsa,Aşırı
derece gergin oluyorsa sınavlardan önce,Yakınlarını
ve ailesini hayal kırıklığına uğratacağını düşünüyorsa,Gerilimi
sürekli hissediyorsa,Izdırap
haline geliyorsa sınavlar,Sürenin
çok yetersiz olduğunu düşünüyorsa,Israrla
kendini olumsuz değerlendiriyorsa.Sınav
kaygısı yaşadığından şüphelenebilirsiniz. Sınav kaygısı yaşayıp yaşamadığı
bilgisini öğretmenlerine ve kendisine sorarak öğrenebilirsiniz.Eğer
çocuğunuzun yüksek sınav kaygısı yaşadığını düşünüyorsanız okul psikolojik
danışmanından yardım isteyebilirsiniz.SINAV
KAYGISI NEDİR?Kaygı
genel olarak gelecekteki olaylara tasalanmaktır. Genellikle olumsuz olarak
değerlendirilse de hayatımızı devam ettirebilmek için de son derece gereklidir.
Sınav kaygısı ise sınavdan önce öğrenilenlerin, sınav sırasında etkili bir
biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun
kaygıdır.
Sınav kaygısının iki boyutu vardır:
Endişe:
Performansa yönelik zihinsel süreçtir. Sınav sonucuna yönelik olumsuz düşünce,
inanç ve beklentilerden oluşur. Örneğin öğrenci şu endişeleri yaşayabilir:
Bu sınavda başarılı olamayacağım,
Bu sınav sonucunda her şey kötü olacak,
Yetersiz ve eksiğim,
Evdekilerin yüzüne nasıl bakarım?
Öğretmenimin gözünden düşeceğim.
Yoğun duygulanım: Kaygının yarattığı fizyolojik belirtilerdir.
Bunlar:Çarpıntılar,
Düzensiz solunum,
Kalbin yerinden fırlayacak gibi çarpması,
Ellerin titremesi, terlemesi,
Bayılacak gibi hissetmektir.Öğrencinin sınavlarda başarılı olabilmesi için düşük
düzeyde sınav kaygısı yaşaması gerekmektedir. Öğrencilerin sınavlardaki
performanslarını olumsuz etkileyen yüksek sınav kaygısıdır.Sınav
kaygısı sınav öncesinde başlayıp, sınav süresince ve sonrasında devam eden bir
süreçtir.
Yüksek sınav kaygısı yaşayan öğrenciler sınav öncesinde:
Kendileri ve performansları ile ilgili olumsuz
düşünceleri temel alırlar.
Sınav öncesi ders çalışma becerileri, yani ders
materyallerini öğrenme, okurken önemli yerleri seçme ve bilgiyi
kodlamada yetersizdirler.
Sınav alma becerileri düşüktür.
Yeteneklerinin üzerinde bir beklenti içindedirler.
Genellikle başarılarını dışsal, özel ve değişmeyen
faktörlere, başarısızlıklarını ise içsel, genel ve değişebilir nedenlere
bağlamaktadırlar.
Yüksek sınav kaygısı yaşayan
öğrenciler sınav sırasında:
Özelliklestresi yüksek sınavlarda kaygı
düzeyleri yükselmekte, kendilerine ve sınava ilişkin olumsuz değerler
biçmektedirler.
Sınav dışı düşüncelere dalarak kendilerini olumsuz
değerlendirmektedirler. Kendilerine odaklanarak, sınav sonrası ile
ilgili düşüncelere dalmaktadırlar.
Dikkatleri yoğun şekilde yaşanan endişelerden dolayı
fizyolojik belirtilere, titreme, kalp çarpıntısı vb., kaymaktadır.
Sınav süresini etkili kullanamamaktadırlar.
Yüksek sınav kaygısı yaşayan öğrenciler sınav sonrasında:
Başkalarını suçlayabilir.
Başarısızlıklarını şansa bağlayabilirler.
YÜKSEK SINAV KAYGISININ NEDENLERİ
Öğrenci çevresini adaletsiz ve
değiştirilemez olarak algılayıp, kendine olan güveni azaldığında,
Aile ortamında yargılayıcı ve eleştirici bir tutum
sergilendiğinde,
Otoriter anne baba tutumlarında,
Çevresinde model olabilecek kaygılı kişiler olduğunda,
Anne ve babanın beklentilerinin çocuğun
yeteneklerinin üzerinde olduğunda,
Başarı ya da başarısızlığın ailenin başarı ya da
başarısızlığı olarak görüldüğünde, özellikle annenin başarıya yönelik
duygusal beklentileri olduğunda. Özellikle, yüksek beklenti anneden
geldiğinde çocukta güvensizlik duygusu yaratırken, babadan geldiğinde
çocuğun benliğini tehdit edici olmakta ve çaresiz hissettirmektedir.
Daha düşük benlik değerine sahip olduklarında,
Sınavın ve öğrenilen bilginin çocuklar açısından taşıdığı
anlamlar yüksek sınav kaygısı yaratmaktadır. Örneğin, sınavlarda
öğrenmenin değil kişiliklerinin test edildiğini düşündüklerinde,
Dıştan denetimli olduklarında,
Tutarsız anne baba ya da öğretmen tutumları olduğunda,
Arkadaşları tarafından reddedilme korkusu yaşadıklarında,
Yüksek sınav kaygısı yaşamaları muhtemeldir.
EĞER
ÇOCUĞUNUZUN SINAVLARDA KAYGI YAŞADIĞINI DÜŞÜNÜYORSANIZ IŞTE BİRKAÇ KÜÇÜK ÖNERI:
Çocuklarınızı sınavlara bir gece öncesinden değil, daha
önceden çalışmaları için cesaretlendirin.
Günlük işlerinizi yaparken yaklaşan sınavlarla ilgili,
doğal ortamlarda (yemek hazırlarken, araba kullanırken vb.) konuşmaya
çalışın. Bu konuşmalarda çocuğun söylediği ya da hissettikleri
yargılanmamalıdır. Unutulmamalıdır ki kaygısının temellerinden biri de
çaresizliktir. En zor problemlerin bile çözümlerinin olabileceğini
bilmek onları rahatlatacaktır.
Onların yerine sorunlarını çözerek sorumluluklarını
almak yerine, kendi yaşamlarının ve geleceklerinin sorumluluklarını
almalarına izin verilmelidir.
Sınavlarda onların kişiliklerinin değerlendirilmediğini,
başarı kadar başarısızlığın da hayatın bir parçası olduğu
gösterilmelidir.
Çocuğun olumsuz yanlarından çok olumlu yanlarını
göstermek, onun da kendisine olumlu bakmasını kolaylaştıracaktır.
Sınavların çok önemli olduğu eğitim sisteminde sizlerin
de çaresizliğe düşmesi kaçınılmazdır. Önemli olan beklentilerin her
sonuca açık, kıyaslamalardan uzak ve çocuğun çabasına uygun olmasıdır.
Ayrıca bu beklentilerinizde çocuğun istekleri ve akademik
yeteneğini göz önünde tutun.
Öğretmenleri ve psikolojik danışmanıyla çocuğunuzun
başarı gelişimini konuşun.
Gireceği sınavlarla ilgili bilgi edinin. Genel olarak
çocuğunuzun girdiği sınavların, hazırladığı ödevlerin sene sonu notunda
yüzde kaç etkisinin olduğunu öğrenin.
Çocuğunuza aldığı notun kendi çabasının sonucu olduğunu
ve son not olmadığını görmesine izin verin.